Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdü
Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3 büyüdü. Böylece ekonomi üst üste 24 çeyrektir büyüme kaydetmiş oldu.
Büyümede özellikle tarım ve bilgi-iletişim faaliyetlerindeki güçlü performans dikkat çekerken, inşaat sektöründeki daralma büyümeyi sınırlayan başlıca unsurlardan biri oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının nisan-haziran dönemine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ilk tahminini açıkladı. Buna göre zincirlenmiş hacim endeksiyle GSYH, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,3 arttı.
Cari fiyatlarla GSYH ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya ulaştı. GSYH’nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla 438 milyar 347 milyon dolar olarak hesaplandı.
İkinci çeyrek büyümesi, piyasa beklentilerinin ise altında kaldı. AA Finans Büyüme Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 büyümesini bekliyordu.
Tarım büyümenin önüne geçti
İktisadi faaliyet kollarına bakıldığında ikinci çeyrekte en güçlü performans tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe görüldü. Sektörün katma değeri yıllık bazda yüzde 13,3 arttı.
Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 3,2 ve sanayi sektörü yüzde 2,4 büyüdü.
Finans ve sigorta faaliyetlerinde de yüzde 2,1 büyüme gerçekleşirken gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,1, mesleki, idari ve destek hizmetleri yüzde 2, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 0,5 arttı.
Buna karşılık inşaat sektörü yüzde 1,9 daraldı. İlk çeyrekte yüzde 3,2 büyüyen inşaat sektörünün ikinci çeyrekte küçülmesi, ekonomik faaliyetlerdeki sektörler arası ayrışmanın sürdüğünü gösterdi.
Hanehalkı tüketimi büyümeyi destekledi
Harcamalar yöntemiyle hesaplanan GSYH verileri, iç talebin ikinci çeyrekte büyümeye katkı vermeye devam ettiğini gösterdi.
Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı.
Dış ticaret tarafında ise ihracat yüzde 3,4 artarken, ithalat yüzde 6,4 azaldı. Bu görünüm, net dış talebin ikinci çeyrekte büyümeye katkı sağlayan unsurlardan biri olduğuna işaret etti.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi de bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış endekste ise yıllık artış yüzde 2,3 olarak gerçekleşti.
Finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 2,1 büyüdü
Katılım finans ve finans sektörü açısından da büyüme verilerindeki finans ve sigorta faaliyetleri kalemi öne çıkıyor.
Sektörün katma değeri ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,1 arttı. İlk çeyrekte yüzde 3,8 büyüyen finans ve sigorta faaliyetlerinde ikinci çeyrekte büyüme hızının yavaşladığı görüldü.
Bununla birlikte finans sektöründeki büyümenin devam etmesi, kredi, tasarruf, sigorta, sermaye piyasaları ve diğer finansal hizmetlerde ekonomik aktivitenin sürdüğünü gösteren önemli göstergelerden biri oldu.
İş gücü ödemeleri yüzde 36,7 arttı
Üretim faktörlerinin gelir dağılımına ilişkin verilere göre iş gücü ödemeleri, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla yüzde 36,7 arttı.
Net işletme artığı/karma gelirdeki artış ise yüzde 38,7 oldu.
İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayri safi katma değer içerisindeki payı, geçen yılın ikinci çeyreğindeki yüzde 38,3 seviyesinden yüzde 38,1’e geriledi. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 41,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.
Ekonomi 24 çeyrektir büyüyor
2026’nın ikinci çeyrek verisiyle birlikte Türkiye ekonomisinin kesintisiz büyüme dönemi 24 çeyreğe ulaştı.
2022 yılında yüzde 5,4, 2023’te yüzde 5, 2024’te yüzde 3,5 ve 2025’te yüzde 3,7 yıllık büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinde, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüme yüzde 2,6 olarak gerçekleşmişti.
İkinci çeyrekteki yüzde 2,3’lük artışla birlikte yılın ilk yarısındaki büyüme performansı yüzde 2’nin üzerinde seyrini korudu.
Ancak ikinci çeyrekteki büyüme oranının beklentilerin altında kalması ve özellikle inşaat ile bazı hizmet sektörlerinde büyümenin yavaşlaması, ekonomik aktivitenin kompozisyonunun önümüzdeki dönemde yakından takip edilmesini gerektiriyor.
Öte yandan tarımdaki güçlü büyüme, sanayideki toparlanma ve dış ticaret dengesindeki iyileşme büyümenin temel destekleyicileri arasında yer aldı.

