Türkiye’de “Yapay zeka fabrikaları” kurulacak
Türkiye, yapay zeka alanında yatırım, üretim ve girişimcilik kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir destek ve altyapı modeli hayata geçiriyor.
2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında, büyük ölçekli hesaplama altyapısının yanı sıra KOBİ ve girişimlerin yapay zeka çözümlerini geliştirmesine ve ticarileştirmesine yönelik “yapay zeka büyüme bölgeleri” ve “yapay zeka fabrikaları” oluşturulması planlanıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarla kamu kaynakları, özel sektör yatırımları, uluslararası fonlar, teşvik mekanizmaları ve kamu-özel işbirliklerinin aynı hedef doğrultusunda kullanılması öngörülüyor. Bu kapsamda yapay zeka ekosisteminin geliştirilmesi ve 2030’a kadar 1 trilyon lirayı aşan ekonomik değer oluşturulması hedefleniyor.
İlk yapay zeka büyüme bölgesi bir yıl içinde ilan edilecek
Büyük ölçekli veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarının daha hızlı hayata geçirilmesi amacıyla enerji, arazi ve telekomünikasyon altyapısı önceden hazırlanmış özel statülü “yapay zeka büyüme bölgeleri” oluşturulacak.
Bu bölgelerde hızlandırılmış izin ve ruhsat süreçlerinin uygulanması, yüksek kapasiteli ve yedekli fiber bağlantı altyapısının sağlanması planlanıyor. Bölgelerin içerisinde ise birden fazla şirketin ortak kullanımına açık “yapay zeka fabrikaları” kurulacak.
Yapay zeka fabrikaları, yalnızca yüksek hesaplama gücü sunan veri merkezleri olarak tasarlanmayacak. Büyük ölçekli hesaplama kapasitesinin yanında veri alanları, model geliştirme araçları, test ortamları, teknik destek ve ürünleştirme hizmetleri de aynı ekosistem içerisinde sunulacak.
Bu yapı sayesinde özellikle yüksek maliyetli hesaplama altyapılarına tek başına erişmekte zorlanan KOBİ’lerin, girişimlerin ve araştırmacıların daha gelişmiş yapay zeka altyapılarından yararlanması amaçlanıyor.
Fabrikalarda yer alacak ana veya öncü yatırımcı ve işletmecilerden de ekosisteme katkı sağlamaları bekleniyor. Bu kapsamda KOBİ ve girişimler için kapasite ayrılması, mentörlük verilmesi ve yerel yapay zeka ekosisteminin geliştirilmesine katkı sağlanması öngörülüyor.
İlk yapay zeka büyüme bölgesinin bir yıl içerisinde ilan edilmesi, 2027 sonuna kadar ise en az bir bölgenin ilk faz kapasitesiyle faaliyete geçirilmesi hedefleniyor.
2028 sonuna kadar en az 5 büyüme bölgesinin ilan edilmesi, bunlardan en az 3’ünün faaliyete geçirilmesi, ayrıca en az 3 bölgesel mükemmeliyet merkezi ve 6 erişim noktasının oluşturulması planlanıyor. Faaliyete geçen kapasitede ise yüzde 70 kullanım oranına ulaşılması hedefleniyor.
Yapay zeka girişimleri için 25 milyar liralık finansman mekanizması
Eylem planının önemli başlıklarından biri de yapay zeka alanındaki girişimlerin araştırma aşamasından ölçeklenme dönemine kadar desteklenmesini sağlayacak “Yapay Zeka Finansman Merdiveni” olacak.
İki aşamalı olarak kurgulanan mekanizmanın ilk ayağında Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu yer alacak. Temel ve uygulamalı araştırmalar ile erken aşamadaki projelere yönelik bu fondan en az 10 milyar lira kaynak aktarılması planlanıyor.
Desteklenen projelerin en az yüzde 40’ının pilot uygulama veya prototip aşamasına taşınması hedefleniyor.
Ürün-pazar uyumunu kanıtlayan veya araştırma fonundan olgunlaşarak çıkan yerli girişimler ise 15 milyar lira büyüklüğündeki Yapay Zeka Büyüme Fonu ile desteklenecek.
Bu fondan en az 20 yapay zeka girişiminin yatırım alması ve kullanılan her 1 birim kamu kaynağı karşılığında en az 2 birim özel sermayenin harekete geçirilmesi amaçlanıyor.
Finansman mekanizmasının kamu ve özel yatırımcıların eşit koşullarda ortak yatırım yapması, yerli ve yabancı girişim sermayesi fonlarına kaynak aktarılması ile girişimlere borçlanma ve garanti desteği sağlanması olmak üzere üç temel yöntem üzerinden yürütülmesi planlanıyor.
KOBİ’lere ilk 12 ayda 1000 yapay zeka kuponu
KOBİ ve girişimlerin yapay zeka alanındaki fikirlerini ürüne dönüştürmelerini hızlandırmak amacıyla ilk 12 ayda en az 1000 yapay zeka kuponu tahsis edilmesi planlanıyor.
Desteklenen projelerin en az yarısının gerçek saha ortamında pilot uygulamaya geçirilmesi, pilotların en az üçte birinin ise kalıcı ürün veya hizmete dönüştürülmesi hedefleniyor.
Pilot uygulamalarda ortalama en az yüzde 10 verimlilik veya kalite artışı sağlanması beklenirken, fikir veya deneme aşamasından pilota geçiş süresinin en fazla 4 ay, pilot uygulamadan ticari ürün veya hizmete dönüşüm süresinin ise en fazla 6 ay olması amaçlanıyor.
Bu mekanizma, özellikle kendi yapay zeka altyapısını kuracak kaynaklara sahip olmayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin hazır teknolojileri test ederek doğrudan kendi operasyonlarında kullanabilmelerine imkan sağlamayı hedefliyor.
Veri merkezi yatırımlarında 10 milyar dolarlık hedef
Türkiye’nin yapay zeka altyapısının güçlendirilmesi kapsamında veri merkezi yatırımlarına da önemli bir ölçek hedefi konuldu.
2030’a kadar yapay zeka ve veri merkezi alanında en az 10 milyar dolarlık, ağırlıklı olarak özel sektör tarafından gerçekleştirilecek yatırımın harekete geçirilmesi ve toplamda en az 1 gigavat kurulu güce ulaşılması planlanıyor.
HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında veri merkezi ve yapay zeka alanlarına yönelik çağrıların bu yatırımlar için temel teşvik mekanizmalarından biri olması bekleniyor.
Uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırabilmesi amacıyla da tek pencere uygulaması oluşturulacak. Bu kapsamda ön uygunluk değerlendirmesi ve yatırım yol haritasının en fazla 30 iş günü içerisinde tamamlanması hedefleniyor.
Yapay zeka modellerinde ihracat hedefi
Eylem planında yalnızca Türkiye’nin yapay zeka teknolojilerini kullanması değil, geliştirilen çözümlerin uluslararası pazarlara ihraç edilmesi de hedefleniyor.
Sektörel yapay zeka modellerinin ihracatı kapsamında 2028 sonuna kadar en az 10 lisanslama veya ortak geliştirme anlaşması yapılması, 3 öncelikli pazarda aktif ortaklık kurulması ve yurt dışında en az 25 kurumsal konuşlandırmaya ulaşılması planlanıyor.
Ayrıca yapay zeka modellerinden en az 100 milyon lira ihracat geliri elde edilmesi hedefleniyor.
Bu hedeflerle birlikte Türkiye’nin yapay zeka stratejisinin yalnızca teknoloji kullanımını artırmaya değil, araştırma → hesaplama altyapısı → girişim → ürün → ölçeklenme → ihracat zincirinin tamamını oluşturacak bir ekosistem kurulmasına odaklandığı görülüyor.

