TCMB, Katılım Finans Kefalet Destek Programı’nın muafiyet alanını genişletti
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), zorunlu karşılık uygulamalarında yaptığı yeni düzenlemeyle Katılım Finans Kefalet Destek Programı kapsamındaki krediler için muafiyet alanını genişletti.
Aynı düzenleme kapsamında bazı kredi türlerine tanınan muafiyetlerin ise daraltılması veya kaldırılması dikkat çekti.
Katılım Finans Kefalet Destek Programı Öne Çıktı
TCMB tarafından 27 Mart’ta bankalara iletilen yazıya göre, Hazine destekli kredi garanti mekanizmaları kapsamında kullandırılan kredilere yönelik muafiyetler yeniden düzenlendi.
Bu çerçevede Katılım Finans Kefalet Destek Programı kapsamında kullandırılan krediler için zorunlu karşılık muafiyetinin kapsamı genişletildi.
Söz konusu adım, katılım finans tarafında kredi akışının desteklenmesine yönelik önemli bir düzenleme olarak öne çıktı.
Bazı Kredi Türlerinde Muafiyetler Kaldırıldı
Öte yandan TCMB, Türk lirası kredi büyümesini kontrol altına almak amacıyla bazı kredi türlerinde uygulanan muafiyetleri sonlandırdı.
Şubat 2023 depremlerinden etkilenen bölgelere kullandırılan krediler, artık zorunlu karşılık istisnası kapsamı dışında bırakıldı.
Esnaf kredilerine yönelik istisnalar ise daraltılarak yalnızca küçük ve orta ölçekli işletmelerle sınırlandırıldı.
Söz konusu değişikliklerin 28 Mart itibarıyla kullandırılan krediler için geçerli olduğu belirtildi.
Kredi Büyümesini Sınırlama Adımı
Zorunlu karşılık muafiyetleri, bankaların kredi büyümesini artırırken Merkez Bankası’nda tutmaları gereken karşılık yükünü azaltan bir unsur olarak öne çıkıyordu.
Yeni düzenlemeyle birlikte bu alanın daraltılması, kredi genişlemesini sınırlamaya yönelik bir politika adımı olarak değerlendiriliyor.
Piyasa değerlendirmelerinde, söz konusu muafiyetlerin geçmiş dönemde kredi büyümesini destekleyen önemli unsurlardan biri olduğu ifade ediliyor.
Seçici Sıkılaşma Mesajı
TCMB’nin attığı adım, kredi politikalarında seçici bir yaklaşım benimsendiğine işaret ediyor.
Bir yandan genel kredi büyümesini kontrol altına almaya yönelik sıkılaştırma adımları atılırken, diğer yandan Katılım Finans Kefalet Destek Programı gibi belirli alanlarda kredi akışının desteklenmesi hedefleniyor.
Bu yönüyle düzenleme, hem makro ihtiyati çerçevede sıkılaşma hem de öncelikli alanlara yönelik destek politikalarının birlikte yürütüldüğünü ortaya koyuyor.

