Katılım Sigortacılığı ve BES

Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni başkanı seçildi


Türkiye Sigorta Birliği’nin 72. seçimli genel kurulunda başkanlık seçimini Ahmet Yaşar 30 oyla kazandı.

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı tamamlandı. Yeni başkan ve yönetim kadrolarının belirlendiği genel kurulda, sektörün geleceğine yönelik güçlü mesajlar verilirken, kamu ve sektör iş birliğinin önemi bir kez daha vurgulandı.

Bugün İstanbul’da gerçekleştirilen genel kurul, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş ve TSB’de başkanlık görev süresi sona eren Uğur Gülen’in açılış konuşmalarıyla başladı.

Sigorta sektörünü temsil eden 68 üye şirketin katılımıyla gerçekleşen genel kurulda yapılan oylama sonucunda Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar 30 oy alarak TSB’nin 22’nci başkanı seçildi. Yeni başkan, iki yıl süreyle görev yapacak.

Genel kurul kapsamında ayrıca, Hayat Dışı Yönetim Komitesi ile Hayat Emeklilik Yönetim Komitesi üyelerinin seçimleri de tamamlandı.

İşbirliği mesajı

Açıklamada genel kuruldaki konuşmasına yer verilen Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkati çekerek, gelecek dönemde katılımcı ve kapsayıcı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini belirtti.

Sigorta sektörünün yalnızca riskleri teminat altına alan bir yapı değil aynı zamanda ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın önemli bir güvencesi olduğunu kaydeden Yaşar, şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki dönemde sektörümüzün derinliğini artırmak, sigorta bilincini toplumun her kesimine yaymak ve yenilikçi çözümlerle büyümeyi desteklemek önceliklerimiz arasında yer alacak. Tüm paydaşlarımızla birlikte, ortak akıl ve güçlü işbirliğiyle sektörümüzü daha ileriye taşıyacağız.”

“Göreve zor bir ekonomik ortamda başladık”

Açılışın ardından TSB Başkanı Uğur Gülen söz aldı. Konuşmasına hem sektör temsilcilerine hem de kamu otoritelerine teşekkür ederek başlayan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur gülen, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların sona ermesi temennisini dile getirdi.

Gülen, Eylül 2023’te göreve başladıkları dönemin zorlu ekonomik koşullarına dikkat çekerek yüksek enflasyon, 6 Şubat depremlerinin yarattığı ağır ekonomik ve sosyal tablo ile sektörde yaşanan yapısal sorunların aynı anda gündemde olduğunu ifade etti.

Göreve başlandığında sektörün daha çok kısa vadeli sorunlara odaklandığını belirten Gülen, bu süreçte uzun vadeli bir vizyon oluşturmanın önceliklendirildiğini söyledi.

“Birliğin yapısı gözden geçirildi, performans artırıldı”

TSB’nin kurumsal kapasitesini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme süreci başlatıldığını aktaran Gülen, uluslararası bir metodoloji ile Birliğin mevcut durumunun analiz edildiğini kaydetti.

Bu çalışmalar sonucunda TSB’nin performans skorunun iki yıl içinde önemli ölçüde artırıldığını belirten Gülen, “Yeni dönemde bu gelişimin daha ileri seviyelere taşınmasını arzu ediyoruz” dedi.

Ortak akıl ve sektör vizyonu öne çıktı

Sektörün geleceğine yönelik vizyon oluşturmak amacıyla tüm paydaşların katılımıyla “arama konferansı” yöntemi kullanıldığını belirten Gülen, bu süreçte sigorta ekosisteminin ortak aklının ortaya konulduğunu söyledi.

Bu çerçevede sektörün temel amacının; sigorta ekosistemini büyütmek, politika ve strateji üretmek ve bu stratejilerin hayata geçirilmesini sağlamak olarak belirlendiğini ifade etti.

Üç kritik alan: afet riski, tasarruf ve sağlık

Konuşmasında sektörün karşı karşıya olduğu temel alanlara da değinen Gülen, doğal afet risklerinin azaltılması, tasarrufların artırılması ve sağlık harcamalarındaki artışa karşı sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi olmak üzere üç ana başlığa dikkat çekti.

Türkiye’nin özellikle deprem riski nedeniyle sigorta açısından kritik bir ülke konumunda olduğunu vurgulayan Gülen, tasarrufların artırılmasının ise ekonomik kırılganlıkları azaltmada önemli rol oynadığını belirtti.

“Sigorta sektörü ekonomik dayanıklılığın ana unsurlarından biri”

Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün yanı sıra dayanıklılığının da artırılması gerektiğini ifade eden Gülen, bu noktada sigorta sektörünün kritik bir işlev üstlendiğini söyledi. Bireysel emeklilik ve hayat sigortaları gibi ürünlerle tasarrufların artırıldığını belirten Gülen, afetler sonrası oluşan mali yüklerin paylaşılmasıyla da ekonomiye çift yönlü katkı sağlandığını dile getirdi.

Sektörde sermaye yapısı güçlendirildi

Son dönemde bazı sigorta şirketlerinin faaliyetlerinin durdurulmasına da değinen Gülen, bu sürecin sektör açısından önemli bir dönüşüm yarattığını ifade ederek “Atılan adımlarla birlikte sektörde sermaye yapısı güçlendirildi ve giriş bariyerleri yükseltildi. Bu gelişmeler, daha sağlam ve sürdürülebilir bir sektör yapısına katkı sağladı” dedi.

Kurumsal yönetişim ve kamu-özel denge vurgusu

Sigorta sektörünün heterojen bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Gülen, kurumsal yönetişim standartlarının yükseltilmesinin önemine dikkat çekerek “Kamu otoriteleri ile sektör arasındaki iş birliği güçlendi; özellikle düzenleyici ve denetleyici kurumlarla yürütülen çalışmalar sektörün gelişimine önemli katkı sundu” diye konuştu.

Konuşmasında rakamlarla sektörün güncel performansını da paylaşan Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen, sigorta ve bireysel emeklilik alanında son yıllarda güçlü bir büyüme kaydedildiğini ortaya koydu.

Prim üretiminde iki yılda yüzde 150’yi aşan artış

Sektörün toplam prim üretiminin 2025 yılında 1,223 trilyon TL seviyesine ulaştığını belirten Gülen, “2023’te 486 milyar TL olan prim üretimi 2024’te 838 milyar TL’ye çıkarken iki yılda yaklaşık yüzde 150’yi aşan bir artış gerçekleşti” dedi. Gülen, bireysel emeklilik tarafında da büyümenin sürdüğünü vurgulayarak, 2023’te 809 milyar TL olan BES fon büyüklüğünün 2024’te 1,314 trilyon TL’ye, 2025 itibarıyla ise 2,163 trilyon TL’ye yükseldiğini aktardı.

Menteş: “Finansal dayanıklılıkta önemli bir süreci tamamladık”

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, Türkiye Sigorta Birliği’nin 72. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada sektörün son dönemde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Menteş, sektör paydaşları arasındaki uyumun ve ortak aklın elde edilen başarıda önemli rol oynadığını vurgulayarak “Önceki dönem verimli geçti. Yeni dönemde de aynı anlayışla devam edilecek” dedi.

“Sektörde üretim artarken finansal göstergeler iyileşti”

Menteş, 2026’nın ilk dönem verilerine ilişkin değerlendirmesinde, sigorta sektöründe büyümenin güçlü şekilde devam ettiğini açıkladı. Perakende branşlarda yüzde 137, toplam üretimde ise yüzde 130 artış yaşandığını belirten Menteş, yıl sonunda sektör büyüklüğünün yaklaşık 1,6 milyar TL seviyesine ulaşmasının beklendiğini ifade etti.

Finansal göstergelerde de dikkat çekici iyileşmeler yaşandığını aktaran Menteş, sektörün sermaye yeterlilik oranının yüzde 168’den yüzde 195’e yükseldiğini söyledi. 2023 yılında mali zafiyet yaşayan 16 şirketten yalnızca birinin bu durumda kaldığını belirten Menteş, sektör genelinde ciddi bir toparlanma sağlandığını kaydetti.

“Finansal rehabilitasyon sürecini tamamladık”

Son iki yılda hayata geçirilen düzenlemelere değinen Menteş, finansal dayanıklılığı artırmaya yönelik kapsamlı bir “rehabilitasyon sürecinin” tamamlandığını ifade etti. Trafik sigortasından tarım sigortalarına, IFRS 17 uygulamalarından e-Devlet entegrasyonuna kadar pek çok alanda reform niteliğinde adımlar atıldığını söyledi.

Hasar reformu ve ihtilafların azaltılması hedefi

2026 yılı gündeminin en önemli başlıklarından birinin hasar reformu olduğunu belirten Menteş, hasar süreçlerini uçtan uca düzenleyecek yeni yönetmeliğin son aşamaya geldiğini açıkladı.

Trafik sigortasında yaşanan değer kaybı ihtilaflarına da dikkat çeken Menteş, bu alanda kapsamlı bir eylem planı hazırlandığını belirtti. Yıl sonunda ihtilaf sayısının yüzde 50 azaltılmasının hedeflendiğini ifade eden Menteş, bu sorunun tamamen ortadan kaldırılması için kararlı olduklarını vurguladı.

Yetkisiz faaliyetlere ve veri güvenliği risklerine karşı adım

Sektördeki yetkisiz aracılık faaliyetlerinin önüne geçmek için kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirten Menteş, tüm paydaşların katılımıyla hazırlanan plan kapsamında bu faaliyetlerin 6 ay içinde sona erdirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Veri güvenliğinin de kritik bir konu olduğuna işaret eden Menteş, bu alanda yeni düzenlemelerin kısa süre içinde hayata geçirileceğini ifade etti.

Katılım Sigortacılığı ve yeni ürünler gündemde

Sigortacılık oranını artırmak amacıyla katılım sigortacılığı alanında yeni düzenlemeler yapılacağını belirten Menteş, uluslararası sermayenin Türkiye’ye çekilmesinde bu alanın önemli rol oynayacağını söyledi.

Ayrıca yatırım fonlu hayat sigortası gibi yeni ürünlerle sektörün büyüklüğünün katlanarak artmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm

Menteş, e-Devlet üzerinden sunulan “Özel Sigortalarım” uygulamasının aylık 2,5 milyon kullanım seviyesine ulaştığını belirterek, ikinci fazda hasar süreçlerinin de vatandaşlar tarafından anlık takip edilebileceğini açıkladı.

Teknoloji ve veri odaklı projelerle sektörün daha şeffaf, hızlı ve güvenilir bir yapıya kavuşacağını vurgulayan Menteş, tüm paydaşların desteğiyle bu dönüşümün sürdürüleceğini sözlerine ekledi.

“Sigorta sektörü ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri”

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Türkiye Sigorta Birliği’nin 72. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün Türkiye ekonomisi açısından kritik bir konumda bulunduğunu söyledi. Çelik, sektörün risk yönetimi, tasarrufların artırılması ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesinde stratejik rol oynadığını ifade etti. 

“Küresel gelişmeler ekonomiyi etkiliyor”

Konuşmasında küresel ve bölgesel gelişmelere de değinen Çelik, özellikle jeopolitik risklerin enerji fiyatları, finansal piyasalar ve para politikası beklentileri üzerinde belirgin etkiler yarattığını belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaların enerji arzını olumsuz etkilediğini ve küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu ifade etti.

Artan güvenlik risklerinin sigorta primleri ve taşımacılık maliyetlerini yükselttiğine dikkat çeken Çelik, küresel enflasyondaki bozulmanın merkez bankalarının daha temkinli bir politika izlemesine yol açtığını söyledi.

“Ekonomide dengelenme ve direnç artıyor”

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, “Uygulanan ekonomi programı sayesinde finansal istikrar güçlendi ve kırılganlıklar azaldı. 2025 yılında büyüme yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşti, milli gelir 1,6 trilyon dolara ulaştı. Kişi başına gelir de 18 bin doların üzerine çıktı” dedi.

Enflasyonda düşüş sürecinin devam ettiğini vurgulayan Çelik, 2024 sonunda yüzde 64,8 olan yıllık enflasyonun 2026 Mart itibarıyla yüzde 30,9 seviyesine gerilediğini ifade etti.

İstihdamın 32 milyonun üzerinde seyrettiğini ve işsizlik oranının son yılların en düşük seviyelerine indiğini belirten Çelik, ihracat ve turizm gelirlerinin de cari dengede iyileşmeye katkı sağladığını söyledi.

“Bütçe disiplini ve finansal güç korunuyor”

Mali disiplinin sürdürüldüğünü kaydeden Çelik, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9’a gerilediğini ve kamu borcunun düşük seviyelerde seyrettiğini ifade etti. Türkiye’nin küresel şoklara karşı daha dirençli hale geldiğini belirten Çelik, Merkez Bankası rezervlerinde de önemli bir artış sağlandığını dile getirdi.

Sigorta ve BES’te büyüme potansiyeli yüksek

Sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, sektörün önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Dijitalleşme, demografik değişim ve artan finansal okuryazarlığın sektöre yeni fırsatlar sunduğunu belirten Çelik, bu potansiyelin yenilikçi çözümlerle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Bireysel emeklilik sistemi güçlendirilecek

Bireysel emeklilik sisteminin (BES) uzun vadeli tasarruflar açısından kritik önemde olduğunu ifade eden Çelik, sistemin daha cazip hale getirilmesi ve katılımcı tabanının genişletilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti.

2026 yılı programı kapsamında fon çeşitliliğinin artırılması, kesintilerin sadeleştirilmesi ve kısmi ödeme imkanlarının genişletilmesi yönünde düzenlemelerin planlandığını aktaran Çelik, BES’in finansal sistemdeki rolünün daha da güçlendirileceğini söyledi.

Afet sigortasında kapsam genişliyor

Afet risklerine karşı sigorta sisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Çelik, yalnızca depremi değil tüm afetleri kapsayan zorunlu afet sigortası sistemine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Tarım sigortalarında kapsayıcılığın artırılmasının da öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade eden Çelik, risk yönetimi ve gelir istikrarı açısından bu alanın kritik olduğunu vurguladı.

Hedef güvenilir ve rekabetçi bir sektör

Konuşmasının sonunda kamu otoritesi olarak hedeflerinin; sektörü destekleyen, öngörülebilir ve dengeli bir yapıyı sürdürmek olduğunu belirten Çelik, sigorta ve özel emeklilik alanında daha kapsayıcı, güvenilir ve uluslararası ölçekte rekabetçi bir yapı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Kamu ve özel sektör iş birliğinin önemine dikkat çeken Çelik, sektör paydaşlarının görüş ve önerilerinin politika yapım sürecinde belirleyici olduğunu sözlerine ekledi.