“Önceliğimiz 30 büyükşehir ve 2030’da halka arz planımız var”
Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü İkram Göktaş, güçlü fiziksel varlık, dijital odaklı hizmet modeli ve uzun vadeli büyüme vizyonuyla bankanın yol haritasını anlattı.
Dünya Katılım Bankası, katılım bankacılığı alanında kısa sürede yakaladığı büyüme ivmesini Türkiye geneline yaymayı hedefliyor.
Bankanın gelecek planlarının merkezinde, yüksek görünürlüğe sahip şubeler, güçlü dijital altyapı ve sürdürülebilir ölçeklenme stratejisi yer alıyor.
30 büyükşehirde prestijli konumlanma hedefi
Ahlatcı Holding’e bağlı AHL Ahlatcı Finansal Yönetim A.Ş. iştiraki olarak faaliyet gösteren Dünya Katılım Bankası, sektördeki ikinci yılını geride bıraktı.
2025 yılı Eylül ayı itibarıyla 68 milyar TL aktif büyüklüğe ulaşan banka, büyüme stratejisini hem fiziksel hem de dijital pazarlama kanalları üzerine inşa ediyor.
Yeni Şafak’a açıklamalarda bulunan Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü İkram Göktaş, şubeleşme stratejisinde nicelikten ziyade nitelikli lokasyonlara odaklandıklarını vurguladı.
Ocak 2026 itibarıyla Türkiye genelinde 25 aktif şubeye ulaştıklarını belirten Göktaş, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi finans ve ticaret ekosisteminin yoğunlaştığı metropollerin öncelikli olduğunu ifade etti.
Göktaş, markanın kurumsal kimliğini ve hizmet anlayışını en güçlü şekilde yansıtacak prestijli lokasyonlarda, 30 büyükşehirde konumlanmayı hedeflediklerini söyledi.
Diğer illerde ise dijital kanallar ve mobil ekipler aracılığıyla erişilebilir ve etkin hizmet sunulacağını dile getirdi.
“Bir telefonla her yerdeyiz” yaklaşımı
Dünya Katılım Bankası’nın iş modelini “fiziksel bankacılık ama dijitalin gücünü sonuna kadar kullanan bir yapı” olarak tanımlayan Göktaş, Çorum örneğini paylaştı.
Çorum’da klasik anlamda bir şubelerinin bulunmadığını belirten Göktaş, şehirde mobil görev yapan bir çalışan aracılığıyla tüm bankacılık hizmetlerinin sunulduğunu anlattı.
Sağlanan mobil ve dijital imkânlar sayesinde, şehir genelinin adeta tek bir şube gibi yönetildiğini ifade etti.
Mobil ekiplerin sahada müşterilerin yanına giderek hesap açılışı, belge işlemleri ve bankacılık süreçlerini tamamen dijital ortamda gerçekleştirdiğini vurguladı.
Bu model sayesinde coğrafi sınırlamaların ortadan kalktığını ve hizmet hızının ciddi şekilde arttığını söyledi.
100 bin müşteriye ulaşıldı, FX Dünya öne çıkıyor
Müşteri sayısının 100 bin seviyesine ulaştığını ve artışın devam ettiğini belirten Göktaş, FX Dünya uygulamasının bu büyümede önemli rol oynadığını dile getirdi.
Katılım bankacılığının bireysel segmentte henüz yeterli derinliğe ulaşmadığını hatırlatan Göktaş, özellikle altın ve döviz işlemlerinde sundukları avantajlara dikkat çekti.
Türkiye’deki en dar makas aralıklarından birini sunduklarını ifade eden Göktaş, şeffaf fiyatlama yaklaşımının dijital kanallar üzerinden müşteri kazanımını hızlandırdığını söyledi.
Bu yapının özellikle genç ve dijital odaklı kullanıcılar tarafından tercih edildiğini aktardı.
Ahlatcı Grubu’nun geniş abone ağı stratejik avantaj
Ahlatcı Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin geniş müşteri ve abone ağı, banka açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor.
Ahlatcı Doğal Gaz Dağıtım Enerji ve Yatırım A.Ş.’nin 2025 yılı sonu itibarıyla 13 şehirde, 221 lokasyonda hizmet verdiğini belirten Göktaş, yaklaşık 2,9 milyon aboneye ulaşıldığını söyledi.
Şirketin yıllık 5,1 milyar metreküplük gaz satış hacmi gerçekleştirdiğini aktardı.
Grup bünyesindeki Çorum Elektrik ve Doğal Gaz Ticaret A.Ş.’nin ise 7 şehirde, 77 lokasyonda faaliyet gösterdiğini ve 650 bin aboneye hizmet sunduğunu ifade etti.
Toplamda yaklaşık 3,5 milyon aboneyi kapsayan bu yapının, banka için önemli bir potansiyel müşteri havuzu sunduğunu vurguladı.
2030’da halka arz, yurt dışında dijital büyüme
Halka arz ve yurt dışı açılım planlarına da değinen Göktaş, bu sürecin zamana yayılan bir strateji olduğunu belirtti.
Halka arzın 2030 yılı civarında gündeme gelebileceğini söyleyen Göktaş, bunun için bankanın belirli bir ölçeğe ve ekonomik olgunluğa ulaşması gerektiğini ifade etti.
Kısa vadede önceliğin Türkiye pazarı olduğunu vurgulayan Göktaş, orta vadede Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Sahra Altı Afrika’nın hedef bölgeler arasında yer aldığını söyledi.
Sahra Altı Afrika’da ise ağırlıklı olarak dijital bankacılık modeliyle faaliyet göstermeyi planladıklarını aktardı.
Para politikasında normalleşme beklentisi
Para politikasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Göktaş, 2025’in son çeyreğine yönelik daha önce öngörülen toparlanma beklentilerinin ötelenmiş olabileceğini ifade etti.
Mart ayında yaşanan gelişmelerin süreci geciktirdiğini belirten Göktaş, mevcut görünümde 2026’nın büyük ölçüde 2025’e benzer bir seyir izleyebileceğini söyledi.
Yılın son çeyreğinde ise daha esnek ve destekleyici bir büyüme ortamının oluşabileceğini kaydetti.

