Avustralya, İslami ekonomide küresel payını artırmayı hedefliyor
Avustralya’nın küresel İslami ekonomideki konumunu güçlendirmek için hükümet, sektör ve yatırımcılar arasındaki iş birliğinin artırılması gerektiği belirtildi.
Sidney’de düzenlenen “Avustralya İslam Ekonomisinin Durumu ve Geleceği” başlıklı etkinlikte, ülkenin helal üretim, İslami finans, turizm, teknoloji ve profesyonel hizmetler alanlarındaki potansiyeli ele alındı.
İslami ekonomi büyüyen küresel pazar
Salaam, DinarStandard ve Salaam Gateway tarafından hazırlanan rapora göre, Avustralya’nın İslami ekonomisi demografik değişim, güçlü ihracat kapasitesi ve etik ve değer odaklı ürünlere yönelik artan tüketici talebinin etkisiyle yeni bir gelişim aşamasına giriyor.
Etkinliğin açılışında konuşan Salaam Yatırımlar Başkanı Mas Harris, İslami ekonominin hükümet, finans, akademi ve toplumun kesişiminde yer aldığını belirterek, sektörün potansiyelinin ortaya çıkarılması için farklı paydaşlar arasında daha güçlü iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.
DinarStandard Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Sayd Farook ise küresel İslami ekonominin 5 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştığını ve 2 milyardan fazla kişiye hitap ettiğini belirtti. Farook, Avustralya’nın özellikle Güneydoğu Asya ve Orta Doğu ile güçlü ticari ilişkileri nedeniyle bu pazardan daha fazla pay alma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Helal ürünlerde yeni fırsatlar
Etkinlikte helal ekonominin yalnızca dini ihtiyaçlar çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çekildi.
Etik üretim, şeffaflık, güvenilirlik ve sorumlu iş uygulamalarının giderek daha fazla önem kazanmasının helal ürünlere yönelik ilgiyi genişlettiği belirtildi.
Bu eğilimin özellikle gıda, ilaç, takviye ürünleri ve kozmetik sektörlerinde öne çıktığı ifade edildi.
Avustralya’nın gelişmiş üretim altyapısı ve güçlü kalite standartlarının, ülke şirketlerinin uluslararası helal pazarlara erişimini destekleyen önemli avantajlar arasında bulunduğu kaydedildi.
İslami finans ve turizm öne çıkıyor
Avustralya’nın Müslüman dostu turizm alanında da önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğu belirtildi.
Uluslararası seyahatlerin yeniden hız kazanmasıyla birlikte, Müslüman turistlere yönelik hizmet ve altyapı yatırımlarının yeni fırsatlar oluşturabileceği değerlendirildi.
İslami finans da ülkenin geliştirmesi gereken başlıca alanlardan biri olarak öne çıktı. Etkinlikte, İslami finans, vergilendirme ve yatırım yapılarında gerçekleştirilebilecek düzenlemelerin Avustralya’ya daha fazla uluslararası sermaye çekmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Sertifikasyon ve düzenleme gündemde
Etkinlikte Avustralya’nın İslami ekonomideki büyümesinin önündeki temel sorunlardan birinin helal sertifikasyon süreçlerindeki farklılıklar olduğu vurgulandı.
İhracatçıların farklı pazarlarda farklı sertifikasyon sistemleriyle karşılaşmasının maliyet ve operasyonel yük oluşturduğu belirtildi.
Sertifikasyon sistemleri arasında daha fazla uyum sağlanmasının uluslararası güveni artıracağı ve Avustralyalı şirketlerin küresel pazarlardaki rekabet gücünü destekleyeceği değerlendirildi.
Koordineli bir strateji ihtiyacı
Etkinlikte, Avustralya’nın helal gıda, ileri üretim, araştırma, eğitim ve finansal hizmetler gibi alanlarda sahip olduğu mevcut güçlü yönlerin daha koordineli bir stratejiyle bir araya getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Konuşmacılar, ülkenin genç ve girişimci Müslüman nüfusu, gelişmiş kurumsal yapısı ve Asya-Pasifik bölgesindeki güçlü ticari bağlantılarının İslami ekonomide uzun vadeli büyüme için önemli bir temel oluşturduğunu belirtti.
İslami Finans ve Yatırım Birliği CEO’su Dean Gillespie de Avustralya’nın Asya-Pasifik’in İslami finans merkezlerinden biri olabilmesi için önemli bir fırsata sahip olduğunu söyledi.
Gillespie, bu potansiyelin hayata geçirilmesi için düzenleyici reformların, kamuoyu farkındalığının ve kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

