“Katılım sigortacılığı stratejik büyüme alanına dönüşüyor”
Bereket Sigorta Grubu Genel Müdürü Faruk Gökçen, katılım sigortacılığının son yıllarda prim üretimi, kurumsallaşma ve ürün çeşitliliği açısından önemli bir gelişim kaydettiğini belirtti.
Gökçen, sektörün artık alternatif bir model olmanın ötesine geçtiğini ve 2030’a doğru pazar payının çift hanelere yaklaşabileceğini ifade etti.
Sigorta Dünyası’nın 778’inci sayısındaki katılım sigortacılığı haberi için görüş veren Bereket Sigorta Grubu Genel Müdürü Faruk Gökçen, Türkiye’de katılım sigortacılığının son yıllarda dikkat çekici bir gelişim sürecine girdiğini belirterek sektörün ölçek, kurumsallaşma, ürün çeşitliliği ve görünürlük açısından önemli bir mesafe kat ettiğini vurguladı.
Yaklaşık 17 yıllık geçmişe sahip katılım sigortacılığının özellikle son beş yılda prim üretiminde güçlü bir ivme yakaladığını ifade eden Gökçen, modelin sigorta sektörü içindeki konumunun giderek güçlendiğini dile getirdi.
Gökçen, sektörün gelişimini şu sözlerle değerlendirdi: “Katılım sigortacılığı 17 yıllık süre zarfında ölçek, kurumsallaşma, ürün çeşitliliği ve görünürlük açısından önemli bir gelişim kaydetti. Özellikle son beş yılda prim üretiminde yaşanan güçlü ivme, modelin artık alternatif bir uygulama değil, sistematik bir yapı olarak konumlandığını gösteriyor.”
Hayat dışı prim üretiminden alınan payın yaklaşık yüzde 5,6 seviyesinden yüzde 6,5’e yükselmesinin katılım modelinin sigorta sektörü içindeki yerini sağlamlaştırdığını belirten Gökçen, Orta Vadeli Program ve 12. Kalkınma Planı’nda katılım sigortacılığına yer verilmesinin de modelin kamu politikaları açısından stratejik bir alan olarak değerlendirildiğini ortaya koyduğunu ifade etti.
Katılım finans ekosistemindeki genişlemenin de sektörün gelişimine katkı sağladığını kaydeden Gökçen, yeni katılım bankalarının devreye girmesi ve tasarruf finansman şirketlerinin sisteme dahil olmasıyla birlikte müşteri tabanının daha geniş bir zemine yayıldığını belirtti.
Bununla birlikte sektörün potansiyelini tam olarak yansıtabilmesi için algı, eğitim ve ürün derinliği alanlarında gelişim alanlarının bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Katılım BES’e ilgi artıyor
Katılım modelinin bireysel emeklilik sistemi içinde de son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını ifade eden Gökçen, özellikle devlet katkısı mekanizmasıyla birlikte katılım esaslı fonlara yönelen talebin arttığını belirtti.
Katılım modelinin bu alandaki en önemli avantajlarından birinin faiz hassasiyeti bulunan tasarruf sahipleri için güven temelli bir yapı sunması olduğunu vurgulayan Gökçen, şeffaflık ve risk paylaşımı ilkelerinin uzun vadeli tasarruf anlayışıyla uyumlu bir yapı oluşturduğunu dile getirdi.
“Mevzuatın uluslararası katılım finans standartlarıyla uyumlu şekilde geliştirilmesi önemli”
Katılım bankacılığında sektör payının orta vadede yüzde 15 seviyelerine ulaşmasının hedeflendiğini hatırlatan Gökçen, benzer bir büyüme patikasının katılım sigortacılığı için de mümkün olduğunu ifade etti.
“Bugün geldiğimiz noktada katılım sigortacılığını niş bir alan olarak değil, stratejik bir büyüme alanı olarak görüyoruz” diyen Gökçen, Türkiye’nin demografik yapısı, katılım finansına olan kültürel yakınlığı ve sigorta penetrasyonunun hâlâ gelişim alanı barındırmasının bu potansiyeli desteklediğini söyledi.
Gökçen’e göre 2030’a doğru katılım sigortacılığında pazar payının çift haneli seviyelere yaklaşması mümkün.
Bu süreçte hayat ve sağlık branşlarında daha dengeli bir üretim yapısına geçilmesi, dijital dağıtım kanallarının yaygınlaşması ve katılım modeline özgü ürün tasarımlarının artması sektörün gelişiminde belirleyici olacak.
Gökçen ayrıca mevzuatın uluslararası katılım finans standartlarıyla uyumlu şekilde geliştirilmesinin, reasürans kapasitesinin güçlendirilmesinin ve nitelikli insan kaynağının artırılmasının sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından önem taşıdığını vurguladı.

