Bosna Hersek’te İslami Bankacılık

Ekonomik ve siyasi problemlerle yakın tarihte gündem olmuş Balkanlar, Avrupa kıtasında İslamiyet’in en  yoğun yaşandığı bölgedir. Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları ile bölgeden çekilmesi ile istikrar bozulmuş ve  günümüze kadar çeşitli problemler ile karşı karşıya kalınmıştır.  

Yakın tarihte meydana gelen  Bosna –Sırp savaşı ve Sırp- Kosova savaşı  bölgeyi  ekonomik ve psikolojik olarak halen etkisi süren bir yıkıma götürmüştür. Tito zamanında büyük sanayi ve ekonomik güç olan Yugoslavya’nın çöküşü ve ardından   meydana gelen çatışmalar bölgede ekonomik sorunları beraberinde getirmiştir. Savaş sonrası toparlanan bölgede  siyasetinde liberalleşmesiyle  bankalar faaliyet göstermiş ve finansal faaliyetlerde başlamıştır .Dünyanın çoğu bölgesinde olduğu gibi burada da Müslümanların istek ve taleplerine uygun finansal faaliyetler ilk etapta yapılamamıştır. Öncelik olarak  yabancı konvansiyonel bankalar lokomatif görevi  üstlenmiştlerdir. 

Balkanlarda bankacılık sektörü Bosna Hersek ekonomisinin hızlı gelişen sektörlerindendir. Uluslararası bankalar, özellikle de civar ülke bankaları ülkede yatırım yapmaktadır. Bu bankalar arasında Avusturya, Almanya ve Türkiye menşeli bankalar yer almaktadır.Unicredit Bank, Raiffeisen Bank, Intesa SanPaolo Bank, Hypo Alpe-Adria-Bank, Nova Ljubljanska Banka, ProCredit Bank, Volksbank, Zepter Commerce Bank, Zagrebacka ve Türkiye Ziraat Bankası (Turkish Ziraat Bank Bosnia dd) önde gelen bankalardır. Bosna-Hersek Merkez Bankası’nın son verilerine göre yabancı bankalar, sektörün %86’sını oluşturmakta ve 10.270 kişiyi istihdam etmektedirler. Bosna- Hersek’de sadece Bosnia Bank International İslami bankacılık prensipleriyle çalışmaktadır.

Türkiye Ziraat Bankası, Bosna Hersek’de çok önemli bir konumdadır.  2004 yılına kadar Saraybosna’da tek şube ile faaliyetini sürdüren Turkish Ziraat Bank Bosnia idi .Bugün ikisi Saraybosna diğerleri farklı şehirlerde olmak üzere 9’u şube ve 15’i ofis toplam 24 adet hizmet birimi ile faaliyetlerine devam etmektedir.

Bosna Hersek piyasası nakit paranın fazlaca dönmediği, işlemlerin açık hesap, takas veya 3-6 ay vadeli yürütüldüğü bir piyasadır. Bosna Hersek ticari risklerin olduğu bir pazar olması nedeniyle ticari faaliyetlerin mutlaka geçerli belgeler ile ve gerekirse yasal danışmanlık alarak yapılması tavsiye edilmektedir.

BBI (Bosna Bank İnternational)

Bosna Bank International, hem BH’de hem de bu bölgede İslami finans ilkelerine uygun olarak faaliyet gösteren ilk bankadır. BBI, operasyonuna 19 Ekim 2000’de, merkezi Saraybosna’da başladı. Bosna-Hersek’in gelişmesine yönelmekte ve toplam kârı Bosna-Hersek’te yapmaktadır.

BBI Bank kurucuları% 45,46 ile İslam Kalkınma Bankası (IDB); Dubai İslam Bankası% 27,27 ve Abu Dabi İslam Bankası’nın payı ile% 27,27’dir. BBI Bank’ın en büyük hissedarı olan 57 ülkenin İslami İşbirliği Teşkilatı (İKT) üyesi olan IDB, 13 yıldır dünyanın önde gelen derecelendirme kuruluşları tarafından AAA (üçlü A) olarak derecelendirilmiştir. Bu sadece en iyi ve en güvenli finans kurumlarına verilen orandır. En az on yıl için, BBI Bank yıllık ortalama yüzde 25 büyüme sağlamıştır ve Bosna-Hersek’teki en hızlı büyüyen bankalar arasında yer almaktadır. Banka’nın aktifleri, 2006 yılında 100 milyon KM’den 2017 sonunda kaydedilen 900 milyon KM’ye ulaşmıştır. BBI, Bosna-Hersek’te 32  şubeye  150 ATM’ye sahiptir. ATM sayısı açısından BH’deki üçüncü bankadır.

Bosna Bank İnternational şu anda Bosna Hersekte İslami Bankacılık için  lokomatif görev görmektedir.  Türkiye ile yakın ilişkileri olan bu kurum geçmiş senelerde personel eğitim amaçlı  anlaşmalar imzalamıştır. Ayrıca Borsa İstanbul ile yapılan anlaşma gereği  Saraybosna borsasında İslami İndex’in oluşturulmasına yönelik anlaşmalar imzalanmıştır.

Her ne kadar Bosna-Hersek İslami finans için iyi bir potansiyel pazar gibi görünse de, pazar büyümesi konusunda birçok kısıtlama var. Geleneksel bankaların İslami finans pencerelerini ya da şeriat’a uygun ürünler sağlayan sayaçlarını açmaları için açık bir yol ileride olacaktır, , Avusturya bankalarının bu alanda herhangi bir deneyimi yoktur. HSBC Amanah gibi bankalar piyasada bulunmazlar ve Londra’dan herhangi bir direkt haberleşme olmadığı için bir sorun söz konusudur. Bu aynı zamanda Körfez’den gelen haberleşmelerde bir engeldir ve bölgedeki diğer İslami bankaların, zaten BBI’da yer alanların dışında, pazara girmesi olası değildir.

Bosna-Hersek’in, özellikle Saraybosna’nın Yugoslavya’nın dağılmasından önce Kış Olimpiyatları için bir mekan olduğu ve dağların yaz ziyaretçileri için cazip olduğu için özellikle de turist potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda Körfez’den doğrudan yabancı yatırım çekebilme potansiyeli var. Ancak, Emaar gibi Bosna-Hersek’e yatırım yapmakla ilgilenen tesis geliştiricileri için, mülkiyet yasalarının yabancı alıcıları caydıran mülkiyet belirsizlikleri olduğu haliyle elden geçirilmesi gerekecektir.

Uzun vadede Saraybosna, Balkanlar’da Avrupa Birliği ile Türkiye, Arap Ortadoğu ve Körfez arasındaki bağlantıyı sağlayan İslami finansın ana merkezi haline gelebilir. Bir ölçüde bu, Saraybosna’nın Osmanlı İmparatorluğu’nda bir ticaret ve ticaret merkezi olarak tarihsel rolünün yeniden canlanması da olabilir. Bu tür gelişmeler, Bosna-Hersek hükümetinin böyle bir projeyi ileriye götürmek için siyasi iradeye sahip olması ve Körfez ile Türkiye’den destek almalarına bağlı olacaktır.

Ahmet Burak Doğan

Referans : 

www.ktso.org.tr

http://www.bbi.ba/en/o-nama

Awareness of Islamic Banking in Bosnia and Herzegovina Ali Göksu/ Armin Becic

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir